İçeriğe atla
MosdentİSTANBUL 1992
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
9
Yıl
Ortodonti · PhD
// Dr. Dt.

Ahmet Murat Artuç

Ortodonti
1200+şeffaf plak vakası
TDB Kayıt No
49654
Mezuniyet
2016
Bilimsel Yayın
4
// HAKKINDA

BİYOGRAFİ

Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç, Temmuz 2017'den beri Mosdent'in ortodonti hekimidir. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden 2016'da mezun olmuş, 2016-2020 arasında aynı üniversitenin Ortodonti Anabilim Dalı'nda eğitim görmüş, ortodonti doktorasını 2022'de Biruni Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Doktora tezini farklı şeffaf plak materyallerinin fiziksel özelliklerinin karşılaştırılması üzerine yazmıştır. 2025'ten beri İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı'nda Dr. Öğr. Üyesi olarak da görev yapmaktadır.

Klinik odağı yetişkin ortodontisi ve şeffaf plak tedavileridir; bugüne kadar 1.200'ü aşkın şeffaf plak vakası yürütmüştür. Uluslararası sertifikalı Invisalign sağlayıcısı olarak tedavi kurgusunu dijital planlama üzerinden yapmaktadır. 1991 Ankara doğumludur; hekimliğin dışında kürek sporuyla ve fotoğrafçılıkla ilgilenir.

Mesleki eğitimini düzenli olarak yenilemektedir. Ravindra Nanda'nın biyomekanik kurslarından (2018, 2019), Ormco'nun Damon ve lingual düz tel eğitimlerinden (2019), Köln'deki ClinCheck planlama programından (2019), Paris'teki EUMAA konferansından (2019), Türk Aligner Derneği seminerinden (2022) ve Dubai'deki Simply Ortho bitirme kursundan (2023) sertifikalıdır.

Şeffaf plak materyallerinin mekanik özellikleri ve üç boyutlu baskı reçinelerinin biyouyumluluğu üzerine hakemli dergilerde yayımlanmış çalışmaları bulunmaktadır. Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Ortodonti Derneği ve Türk Aligner Derneği üyesidir.

// KENDİ SÖZLERİYLE

RÖPORTAJ

Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Sık sorulan

Tel tedavisi mi, şeffaf plak tedavisi mi daha iyi?

Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yok. Ortodontik tedavide doğru yöntem kişiden kişiye değişiyor: dişlerin mevcut konumu, kapanış problemi, ihtiyaç duyulan diş hareketleri, hastanın yaşı, günlük yaşamı ve tedaviye uyumu birlikte değerlendirilmesi gereken şeyler.

Tel tedavisi uzun yıllardır kullandığımız, etkili ve özellikle bazı kompleks diş hareketlerinde bize önemli avantajlar sağlayan bir yöntem. Şeffaf plaklar ise estetik ve konfor açısından avantajlı; gelişen dijital planlama ve materyaller sayesinde bugün çok geniş bir vaka grubunda başarıyla kullanılabiliyor. Ancak plak tedavisinde hastanın plakları önerilen sürelerde düzenli kullanması başarının belirleyicisi.

Bu yüzden hastalarıma genellikle şunu söylüyorum: asıl soru “tel mi daha iyi, plak mı” değil, “benim için hangisi daha uygun” olmalı. Muayene ve kayıtların değerlendirilmesinden sonra her iki yöntemin o kişiye özel avantajlarını ve sınırlarını konuşuyoruz, karara birlikte varıyoruz. Ortodontide en iyi yöntem en yeni ya da en popüler olan değil, o hasta ve o vaka için en doğru olandır.

Yanlış bilinen

Ortodontik tedavi sadece çocuklukta ve ergenlikte yapılır

Sağlıklı dişlere ve sağlıklı çevre dokulara sahip bireylerde ortodontik tedavi için kesin bir üst yaş sınırı yoktur. Bugün yetişkin hastalarda hem sabit ortodontik tedaviler hem de şeffaf plak tedavileri başarıyla uygulanıyor.

Çocuklukta büyüme ve gelişimden yararlanabildiğimiz bazı çene problemlerinde erken müdahale önemli avantajlar sağlıyor, bu doğru. Ancak bu, yetişkinlikte geç kalındığı anlamına gelmiyor. Hastalarıma “ortodontik tedavi için yaşınızdan çok, ağız ve diş sağlığınız ile mevcut probleminizin özellikleri önemlidir” diyorum.

Yanlış bilinen

Şeffaf plak sadece basit çapraşıklıkta işe yarar

Şeffaf plaklar ilk kullanılmaya başlandığı dönemde daha sınırlı vakalarda tercih ediliyordu. Zamanla gelişen dijital planlama yöntemleri, plak materyalleri ve yardımcı uygulamalar sayesinde bugün çok daha geniş bir hasta grubunda ve daha kompleks problemlerde plaklardan yararlanabiliyoruz.

Bununla birlikte şeffaf plak her hasta için otomatik olarak en doğru seçenek değil. Bazı diş hareketleri plaklarla oldukça öngörülebilir şekilde yapılabilirken, bazılarında farklı mekaniklere, yardımcı uygulamalara ya da sabit tedaviye ihtiyaç duyabiliyoruz. Benim için önemli olan tedavinin telle mi plakla mı yapıldığı değil, doğru tanının konulması ve yöntemin hastaya özel planlanması.

Vaka

Kızının tedavisini izlerken kendi tedavisine karar veren baba

Bir çocuk hastamızın oldukça zor bir ortodontik tedavi sürecini şeffaf plaklarla birlikte tamamlamıştık ve son seansımızdaydık. Her şey bittikten sonra babası sonuca baktı ve bana “bu tedaviden bana da olmaz mı” diye sordu. Ben de doğal biçimde “tabii, sizi de değerlendiririz” dedim.

Ben bunu ileride konuşulacak bir cümle sanıyordum. Kendisi hiç beklemeden kızının kalktığı koltuğa oturdu ve “o zaman hadi, bana da başlayalım” dedi. Randevusu bile yoktu.

Buna benzer durumlarla sandığımızdan daha sık karşılaşıyoruz. Çocuğunun sürecine eşlik eden anne babalar hem değişimi yakından görüyor hem de tedavinin düşündüklerinden daha rahat ilerlediğine tanık oluyor. Bazen bir çocuğun gülüşündeki değişim, anne ya da babanın yıllardır ertelediği kendi tedavisi için cesaret oluyor.

Vaka

Doğuma iki hafta kala tedaviye başlamaya karar veren hasta

Kliniğe 38 haftalık gebe bir hasta geldi ve şeffaf plak tedavisine başlamak istediğini söyledi. Çocukluğundan beri çevresinden sürekli “dişlerine tel taktırmalısın” baskısı gördüğünü, ama hiçbir zaman tel tedavisi olmak istemediğini anlattı. Yıllarca ertelemiş; plaklarla tedavi olabileceğini öğrenince başlamaya karar vermişti.

Doğuma bu kadar az kalmışken ona “isterseniz doğumdan sonra başlayalım, sizin için daha rahat olur” dedim. Cevabı netti: “plaklar gelene kadar ben zaten doğum yaparım, siz başlayın”. Meğer planını çoktan yapmış; doğum sonrası altı aylık izin döneminde tedavinin büyük bölümünü geçirmek istiyordu. Benim ertelemek için sebep saydığım dönem, onun için yıllardır ertelediği tedaviye başlamanın en doğru zamanıydı.

Gerçekten de öyle oldu. Plakları hazırlanırken doğumunu yaptı, sonra tedaviye başladık ve başarıyla tamamladık. Bu bana şunu hatırlattı: ortodontik tedavide yalnızca dişleri değil, karşımızdaki insanı da anlamamız gerekiyor. Bazen yıllardır ertelenen bir tedavinin önündeki engel tedavinin kendisi değil, hastaya uygun alternatifin henüz karşısına çıkmamış olmasıdır.

Sınır

Hangi durumda tedavi önermiyorum

Planlanan tedavinin hastaya gerçek bir fayda sağlamayacağını ya da elde edilecek sonucun sürecin getireceği zahmete değmeyeceğini düşünüyorsam tedavi önermemeyi tercih ediyorum.

Ortodontik tedavinin amacı dişlerde küçük değişiklikler yapmak değil; ağız sağlığına, fonksiyona ya da estetik beklentiye anlamlı bir katkı sağlamak. Bazen hastalar tedavi gerektirmeyen çok küçük detaylara odaklanabiliyor ya da kendileri için uygun olmayan bir yöntemle ilgili beklenti içinde olabiliyor. Böyle durumlarda neden tedavi önermediğimi açıkça anlatıyorum.

Bir tedaviyi teknik olarak yapabiliyor olmak, mutlaka yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Hastanın anlamlı bir fayda göreceğine inanmıyorsam, bunu açıkça paylaşmayı mesleki sorumluluğumun parçası olarak görüyorum.

Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
HEKİMİN KALEMİNDEN
Her hasta ve her vaka farklı olduğu için herkese aynı tedaviyi uygulamak yerine; hastanın mevcut problemini, yaşam tarzını ve beklentilerini birlikte değerlendirip onun için en uygun, en öngörülebilir ve mümkün olduğunca konforlu seçeneği belirlemeyi önemsiyorum.
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Ahmet Murat Artuç

Hekimliktenfazlası

Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç
Bir sohbetle başlar

Dr. Dt. Ahmet Murat Artuç ile tanışın.

WhatsApp

Hangi tedavi size uygun, emin değil misiniz? Neyiniz var? →